İrtibatı Koparmayalım!
ağır gelmek deyimi
(1) (bir şey) gücüne gitmek, onuruna dokunmak. örnek: Söylenenler ağır gelirse susmazdı. (2) (bir iş, bir şey) gücünün çok üstünde olmak, güç gelmek, zor gözükmek. örnek: Adama iş ağır geldi, bıraktı. (3) argo (genellikle buyruk biçimi kullanılır) soğukkanlı davranmak. örnek: Ağır gel babalık, karşında hıyar yok.
- dokuz körün bir değneği
- deşarj olmak
- okkanın altına girmek
- maval okumak
- eline eteğine doğru
- çer çöp
- çizmeden yukarı çıkmak
- hükümet kapısı
- alı al, moru mor
- emekleme çağı
- cehenneme bile gitse bir köseği getirmek
- canavar düdüğü
- dünyayı tutmak
- karnım tok
- arka arka
- yüreği katı
- estek etmek
- seninki canın tatlı da benim ki patlıcan mı
- karga tulumba etmek
- karınca duası gibi
- bayramda seyranda
- üstüne titremek
- para dökmek
- deniz tutmak
- başı önünde
- ata nal çakıldığını görmüş kurbağa ayaklarını uzatmış
- büyük para
- örtbas etmek
- başını uçurmak
- eli boş gitmek
- arka çevirmek
- tur atmak
- hakkı sükût
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
(1) (bir şey) gücüne gitmek, onuruna dokunmak. örnek: Söylenenler ağır gelirse susmazdı. (2) (bir iş, bir şey) gücünün çok üstünde olmak, güç gelmek, zor gözükmek. örnek: Adama iş ağır geldi, bıraktı. (3) argo (genellikle buyruk biçimi kullanılır) soğukkanlı davranmak. örnek: Ağır gel babalık, karşında hıyar yok.
Çoktandır anlayamadığı bir meseleyi bir olay sebebiyle birden bire kavramak, doğruyu yakalamak.
daha önce tanışmadığı biriyle ilişki kurmak için giden ama söze nasıl başlayacağını bilmeyen kimsenin durumunu, bu tanışmanın saçmalığını anlatmak için kullanılır.
bir yerde çok tedirgin bir biçimde durmak, örnek: Böyle diken üstünde olmaktansa ne olacaksa olsun!
didişe didişe, çekişe çekişe (pazarlık). örnek: Bu elden düşmeyi, al aşağı vur yukarı, on milyona aldım.
(1) (hayvana) dizgin takmak. (2) mecaz (birinin) özgürlüğünü kısmak, buyruğu altına almak. örnek: Karısına dizgin vurmak isterken onu elden kaçırdı.
(kadın için) hiçbir ev işine elini sürmemek, ev işi yapmamak, çok rahat yaşamak.
çok zayıflamış (olmak), örnek: Görseniz, bir deri bir kemik kalmıştı, uçacak gibiydi.
Kulakları az duymak, iyi duymamak, az işitmek.
Örnek : Yaş ilerledikçe Ağır duymak ve az görmek kaçınılmaz olacaktır.
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.